Biraz Büyümüş Çocuklara ve Hayallerini Kaybetmemiş Anne-Babalara Önerim
KÜÇÜK PRENS
…………..
Dördüncü
gezegen bir işadamınındı. Bu adam işine öylesine dalmıştı ki, Küçük Prens
geldiğinde kafasını bile kaldırmadı.
“Merhaba”
dedi Küçük Prens.
“Üç,
iki daha beş eder. Beş, yedi daha, oniki. Oniki, üç daha , on beş. ….Yirmi
altı, beş daha otuzbir. Of, demek, beş yüz bir milyon altı yüz yirmi iki bin
yediyüz otuzbir ediyor”
“Beşyüz
milyon tane ne ?”
Hala
burada mısın sen ? Beş yüz bir milyon … Ne bileyim .. İşim başımdan aşkın! Ciddi bir adamım ben, saçma sapan şeylerle vakit harcayamam! İki beş daha yedi ..”
Bir
soru sordu muydu, peşini asla bırakmayan Küçük Prens “Beş yüz milyon tane ne ?”
dedi yeniden.
İşadamı
kurtulamayacağını anlamıştı.
“Milyon tane.. Şu bazen gökte görülen küçük
şeylerden,” dedi.
“Sinekler
mi ?”
“Hayır
değil, hani şu parlak küçük şeyler.”
“Arılar
?”
“Yok
canım, hani şu boş gezen , insanları hayallere sürükleyen yaldızlı şeyler.” Tabi
, ben ciddi bir adamım! Hayal kuracak zamanım yok benim.”
“Ha!Yıldızlar
mı ?”
“Hah
işte!” Yıldızlar.”
“Peki
, ama , beş yüz milyon yıldızı ne yapıyorsun ?”
“Ne
mi yapıyorum ?”
“Evet.”
“Hiçbir
şey onların sahibiyim ben.”
“Yıldızların
sahibi sensin ha ?”
“Evet”
“Peki
ama yıldızlara sahip olmak ne işe yarıyor ?”
“Zengin
olmama yarıyor.”
“Peki
zengin olmak ne işe yarıyor ?”
“Eğer
biri yeni yıldızlar bulacak olursa, onları satın almama.”
“Peki
onları ne yapıyorsun ?”
“Onları
yönetiyorum. Onları sayıyorum, sonra bir daha sayıyorum,” dedi işadamı. “Zahmetli
bir iş. Ama, ben ciddi bir adamım!”
Küçük
prens hala tatmin olmamıştı.
“Bir
atkım olsa benim, boynumda dolayıp götürebilirim. Bir çiçeğim olsa, koparıp
götürebilirim. Ama sen yıldızları koparamazsın ki!”
“Yıldızlarımın
sayısını küçük bir kağıt üzerine yazıp, bu küçük kağıdı da bir çekmeceye
kitlerim”
“Hepsi
, bu mu ?”
“Daha
ne olsun ?”
Küçük
prens “Eğlenceli” diye düşündü. “Kulağa da ahenkli geliyor. Ama ciddiye
alınacak gibi değil.”
“Benim
her gün suladığım bir çiçeğim var” dedi Ayrıca her hafta temizlediğim üç
volkanım. Sönmüş volkanı da temizliyorum, çünkü ne olur ne olmaz. Bu yaptıklarım, volkanlarımın işine yarıyor,
çiçeğimin de .. Ama sen yıldızların işine yaramıyorsun…”
İşadamı
ağzını açtı , ama diyecek bir söz bulamadı. Küçük prens de başını alıp gitti.
Yoluna devam ederken “ Şu büyükler kesinlikle tuhaf oluyorlar.” dedi kendi
kendine.
KÜÇÜK PRENS
ANTOINE DE SAINT_EXUPERY
ANTOINE DE SAINT_EXUPERY

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder