31 Ekim 2011 Pazartesi

Mutluluk Listesi

Çocuk deyince aklımıza umut, cıvıl cıvıl, enerjik, anlık sevinçler ve üzüntüler yaşayan çoşkulu bir varlık gelir. Ama hepimiz gibi onların da kendini iyi hissettiği ve hissetmediği günler olabilir. Bunu söylemiyor olabilir ama aile ve yakın çevre dikkat ederlerse mutsuzluk durumunu anlayabilirler.

Çocuklarda mutsuzluğun ifadesi, davranışlarladır. Hiç bir şeyden mutlu olmama,sürekli yakınma,az gülüp sebepsiz ağlama,oyunları sürdürememe ve arkadaşlarıyla geçinememe çocukların mutsuzluklarını gösterme davranışlarıdır. İlköğretim çağında ki çocuklar ise hem davranışları hem de sözel olarak mutsuzluk ifade edebilirler.

İşte size onun mutsuz olmasını beklemeden , mutluluğuna katkıda bulunacağınız bir aktivite önerisi :

Gerekli Malzemeler : Kalem , Kağıt ve eğer çocuk henüz yazamadığı bir yaştaysa ; bir yetişkin J

Çocuğunuzdan bir gün önce ya da son bir hafta içinde yaşadığı onu mutlu eden 5 şeyi (olay, insan, duygu vb) yazmasını isteyin. Yazı yazmayı henüz bilmiyorsa o söylesin siz yazın. Sonra beraber okuyun. Her gün ya da her hafta sonu kendini iyi hissettiren şeyleri yazsın, kısaca ne olduğunu ve ne hissettiğini. Eğer zamanı varsa bunun için en uygun zaman yatmadan öncedir. Bu yazdıklarını saklayın çünkü bu onun "Mutluluk Listesi” dir ve kendini iyi hissetmediğini düşündüğünüz her an çıkarıp beraber okuyabilirsiniz. Böylece sadece şimdi değil her zaman için, iyi şeyleri hatırlayıp kötüleri zihninden çıkarma konusunda pratik yapmasını sağlamış olursunuz.

İleride ise kaç yaşında olursa olsun bakıp güleceği değerli bir hatıra yaratmış olursunuz.
 

Tüm çocukların her zaman mutlu olması dileğiyle..

Çocuğunuza Her Gün Söylenecek 10 Söz

Çocuğunuza güven ve öz saygı kazandırmak için kullanabileceğiniz 10 söz ;
  1. Teşekkür ederim. Çocuğunuzun size veya başkasına yardım çabasının farkında olduğunuzu anlaması çok önemlidir.  Örneğin “Masayı hazırladığın için çok teşekkür ederim. Sen onu hazırlarken ben de salata yapabildim.” Ya da “Kaybettiğim çorabı bulmamda bana yardımcı olduğun için teşekkür ederim” diyebilirsiniz.
  2. Ya Sonra Ne Oldu ?  / Bana biraz daha bundan bahsetsene Bu gibi sözler çocuğunuzu dinlediğinizi ve aklındakileri , anlatacaklarını daha çok dinlemek istediğinizi gösterir. Karşılıklı konuşmaya cesaret verir, güzel bir sohbet ve yararlı iletişim  imkanı yaratır. Her konuşmada anne babasından yargılayıcı sözler veya nasihat duyması çocuğun  konuşma isteğini azaltacaktır.
  3. Yapabilirsin. Çocuğunuza inandığınızın ifade etmenizin, çocuğunuzun bir çok  konuyu yardımsız yapma yeteneğini  geliştirmesi açısından çok önemlidir. Çocuğunuz büyüyünce zor bir görevi yapmak için mücadele etmesi veya hemen vazgeçmesi konusunda , çok küçük yaşlarda bile gösterdiğiniz bu tutumunuz önemli bir fark yaratacaktır.  
  4. Nasıl Yardımcı Olabilirim ? Çocuğunuz çok zor bir görevi yerine getirdiğinde ya da kendi başına başa çıkamayacağı bir durumla karşılaştığında , ihtiyacı olduğunda sizin ona yardıma hazır olacağınızı hissetmelidir.Örneğin  “Sanırım, artık bu kitabı kendin okuyabilirsin, yeni bir kelime çıkarsa bana sorabilirsin” gibi.. Çocuğunuz büyüdükçe ve okulda projeler yapmaya başladığında , bu projeleri bitirmek için gereken aşamaları düşünmesi için onu teşvik edebilir, hangi aşamaları kendi başına yapabileceği hangileri için yardımınıza ihtiyacı olacağını da beraber belirleyebilirsiniz.
  5. Hadi beraber yapalım. Başkalarıyla işbirliği yapmanın ve takım çalışmasının bir işi daha kolay ve daha hızlı yapmasını sağlayacağını ve çoğunlukla da daha eğlenceli olacağını öğrenmek, bir çocuk için  hiç bir zaman erken değildir. “Hadi beraber biraz evi toplayalım ki sonra da mutfağa girip kurabiye yapabiliriz” "Hadi mutfağı toplayalım , sevdiğimiz filmi kaçırmayalım” Üstelik,  özellikle ev aktiviteleri aile içinde eğlenceli ritüellere dönüştürülebilirse çocuğun hayatında da güzel anılar bırakacaktır.
  6. Sarılalmaya ne dersin ? Çocuğunuza sevdiğinizi sadece söylemeyin, gösterin ona . Araştırmalar ailesinin sevgisiyle , sevgi dokunuşları ile büyümüş çocukların daha az başarısızlıkla karşılaşacağını göstermektedir. Çocukların bazıları kucağa alınmaktan hoşlanır, bazıları sarılmayı sever, bazıları da anne babasının omzuna çıkmayı :) Çocuğunuz hangi yaşta nasıl sevilmekten hoşlanıyorsa onun  farkında olup sevginizi o şekilde gösterebilirsiniz.
  7. Lütfen. Yıllardır bu söz artık bir klasik haline gelmiştir. Birisinden bir şey isteyeceğimiz zaman bu sihirli kelimeyi söyleriz , buna çocuklar da dahil olmalıdır . Çünkü bu kelime karşısından isteyeceğiniz neyse onun size yararı olacağını ve/veya sizi mutlu edeceğini en güzel ve en basit şekilde ifade eder. (Not. İstediğiniz şey yapıldığında da teşekkür etmeyi unutmamalısınız.)
  8. İyi İş ! Çok iyi iş başardın. Kendine güven ve kendine saygı  duyma duygusu, çocuğunuzun çabası ve performansı takdir edilirse/ ödüllendirilirse gelişir. Mümkün olduğunca onu övün ama bu övgünün içten ve spesifik olduğuna emin olun. Çocuğunuzun çabasına ve bu konuda gösterdiği gelişime odaklanın , güçlü yönlerini farkedin . Böylece bu yönlerini överek onun da bu yönlerini fark etmesini sağlayabilirsiniz.
  9. Şimdi ……. Zamanı "Şimdi yatağa gitme zamanı," or "Şimdi ödev yapma zamanı ," "Şimdi televizyonu kapatma zamanı " Çocuklar bu karmaşık ve bir çok şey yapabilecekleri bir dünyada yaşarken günlük yaşantılarında yönlendirilmeye ihtiyaç duyarlar . Onlara aktivitelerini ve zamanlarını nasıl geçirecekleri konusunda yardımcı olması  gereken Anne-Baba’dır. Herzaman için hatırlanmalıdır ki, çocuklar rutini sever ve huzurlu hissederler özellikle de yemek ve uyku saatlerinin belirli olması konusunda.
  10. Seni seviyorum Büyük küçük herkesin sevgiye, kabul görmeye ve aidiyet duygularına ihtiyacı vardır. Çocuğumuza onu sevdiğimizi söylemeden bunları hissetmelerini beklememeliyiz. Çocuğun , onu sevdiğinizi bilmesi, duyması, sadece bu yaşları için değil daha sonraki  yaşları için de çok önemlidir.

Çocuklarınızla bol bol iletişim içinde olacağınız , güzel sohbetler yapabileceğiniz  mutlu günler dileğiyle ..

28 Ekim 2011 Cuma

Çocukların Hijyenik Tuvalet Temizliği için Ürün Önerisi


Tuvaletler mikrop yuvası , özellikle de çocuklar için ..

Tuvaletler, dışkıyla birlikte bol mikrop ve parazitin bulunduğu yerler. Bu nedenle , tuvalet sonrası özel hijyen temizlik sağlıklı yaşamın temellerinden biri haline geliyor. Özellikle kendini temizlemekte zorluk çeken okul öncesi/ ilkokul çağı çocuklar için enfeksiyon bulaştırma ihtimalini yükseltiyor.

Tuvalet temizliği neden çok önemli ? 

Tuvaletten sonra iyi temizlenmeyen ellerimizde ve tırnaklarımızda kalan mikroplar hastalıklara neden olur. 

Elimizde kalan mikroplar dokunduğumuz yiyecek ve içeceklerimizle veya doğrudan ellerimiz ile ağzımıza gider hasta olmamıza yol açar.  Üstelik,dokunduğumuz eşyalar yoluyla çevremizdekilere de bulaşır. Ellerimizde kalan mikroplar Hepatit A (Sarılık) Tifo, Basilli Dizanteri (İshal), Kıl kurdu gibi dışkı kaynaklı hastalıklara yakalanmamıza neden olur.


Ellerimizin dışkı ile teması yanlış tuvalet alışkanlıkları nedeniyle meydana gelir. Mikroplarla savaşmak için el ile dışkı temasını engellemeliyiz.

İşte bide olarak da adlandırılabilecek klozet kapakları bu amaca yönelik hijyenik temizlik imkanı sunuyor.  

Bide nedir ? 

Bide, tuvalet sonrası genital ve anal bölgenin temizliğini su kullanarak sağlamak amacı ile yardımcı bir ünite olarak dizayn edilmiş olup daha önceleri mevcut klozet sisteminden ayrı bir aparat olarak kullanılmış olduğundan , gerek kapladığı alan, gerekse kullanım zorluğu ve yetersiz temizlik gibi sebeplerle çok yaygın hale gelememiş durumda. Yeni çalışmaların sonunda ise, günümüzde temizlik işlemini farklı bir yere geçmeden, el ile temas etmeden ve tuvalet kağıdı kullanmadan yapabilecek olan yeni bide konsepti geliştirilmiş . Türkiye de şimdi bu yeni konseptle tanışıyor.


ÜRÜN ÖNERİMİZ : 
CLEANSENSE KLOZET KAPAĞI
                                                       
“5 yaşındaki oğlumuz artık tuvalette hiç bize ihtiyaç duymadan tuvalete girip çıkar oldu ve hijyen açısından da içimiz çok rahat , sıcak su, sıcak oturak gibi konforlu özelliklerinden biz de yararlanıyoruz tabi.”

diye ifade ediyor ürünü kullanan bir anne-baba  memnuniyetini ..

Clean Sense Bideti çocuklu anne-babalar dışında , ev dekorasyonuna özen gösteren kişiler, banyo tasarımı ve dekorasyon işiyle ilgilenen mimarlar ve evde bakımından sorumlu oldukları yaşlı bir aile bireyi ile yaşayan aileler de tercih ediyor. Ayrı bir yer kaplamaması, mevcut klozetlerin üstüne kolaylıkla takılabiliyor olması da diğer avantajları.
  

CLEANSENSE markası altında ithalatı yapılan klozet kapakları

    Sıcak oturak
    Ayarlanabilir su sıcaklığı
    Masaj etkisi
    Hava kabarcıklı yıkama
    Kendi kendini temizleme
    Kurulama
    Çocuk ayarı

gibi özelliklere sahip ve standart tuvaletler için montajı oldukça basit. Ankastre rezervuar sistemlerinde biraz daha uğraş gerektirebiliyor.

CleanSense bidenin monte edilebilmesi için klasik oval bir klozet sisteminin ve yakınlarda da bir elektrik prizinin olması yeterli.  

Bide, ağırlık sistemine dayalı olarak çalıştığı için üzerinde insan yokken çalışma  yani çocuklar için tehlike yaratacak şekilde sıcak su püskürtme riski  hiç yok. 15 kg nın üzerinde ağırlığı algılayabiliyor.


Sadece çocuklar için değil , anne babalar için de hem hijyen, hem konfor..

Yapılan araştırmalara göre insan ,  her gün 30 dakika - 1 saat kadar süreyi tuvalette geçiriyor. Bu hesaba göre 80 yıl yaşayan bir kişinin hayatının 3 yılı tuvalette geçiyor. Bu süreyi dikkate alırsak herkes için hijyen ve konforun ne kadar değerli olduğunu da kolaylıkla anlayabiliriz.

CleanSense bidenin düzenli olarak kullanılması kabızlığın giderilmesine, kılcal damarların uyarılarak dokunun ve kasların kendilerini yenilemesine yardımcı oluyor. Temizliği yapılan bölgedeki aktiviteler hidroterapi etkisi ile özellikle hemoroidi olanların, hemoroidin neden olduğu ağrının azalmasına ve ameliyatlı ya da yaşlı insanların önceden sahip oldukları sağlıklı yaşamlarına dönmelerine imkan sağlıyor.

Menstrual dönemde (adet) ve hamilelik süresince yaşanan temizlik sorununu en sağlıklı ve hijyenik bir şekilde çözmesi açısından vazgeçilmez.

Tuvalet anlayışı bize oldukça benzerlik gösteren Japonya ve Güney Korede hemen her yerde mevcut olan, el değmeden temizlik imkanı sunan klozet kapaklarının en basit modelleri söz konusu ülkelerde genel tuvaletlerde bile yer alıyor, daha özellikli olanları ise evlerde, otellerde, işyerlerinde her yerde. Türkiye de henüz lüks kategorisinde sadece 5 yıldızlı otellerde, bazı hastanelerde ve lüks rezidans projelerinde görmeye başladığımız bu ürünlerin çok kısa sürede lüks ya da modadan çıkıp yaygın bir hale gelmesi kaçınılmaz.

Ürünle ilgili daha fazla bilgi almak isteyenler herseycocuklaricin@gmail.com a mail atabilirler veya 0533 3515151 i arayabilirler. 

20 Ekim 2011 Perşembe

Terörden Uzak Bir Dünya Diliyoruz : "Çocuklarıma" Şiiri (Aziz Nesin)

ÇOCUKLARIMA

Sen ıslık çalınca
Ne ıslık çalıyor diye şaşacak herkes
Kimse çalmamalı senin gibi güzel

Örnegin kıyıya çarpan dalgaları sayacaksın
Senden önce kimse saymamış olmalı
Senin saydığın gibi doğru ve güzel
Hem dalgaları hem saymasını severek

De ki sinek avlıyorsun sinek
En usta sinek avcısı olmalısın
Dünya sinek avcıları örgütünde yerin başta
Örgüt yoksa seninle başlamalı

Diyelim zindana düştün bir ip al
Görmediğin yıldızları diz ipe bir bir
Sonra yıldızlardan kolyeyi
Düşlemindeki sevgilinin boynuna geçir

Say ki hiçbir işin yok da düşünüyorsun
Düşün düşünebildiğince üç boyutlu
Amma da düşünüyor diye şaşsın dünya
Sanki senden önce düşünen hiç olmamış

Dalga mı geçiyor düşler mi kuruyorsun
Öyle sonsuz sınırsız düşler kur ki çocuğum
Düşlerini som somut görüp şaşsınlar
Böyle dalgacı daha dünyaya gelmedi desinler

Dünyada yapılmamış işler çoktur çocuğum
Derlerse ki bu işler bişeye yaramaz
De ki bütün işe yarayanlar
İşe yaramaz sanılanlardan çıkar

AZİZ NESİN

17 Ekim 2011 Pazartesi

Soğuk Havalarda Eğlenceli Bir Ev Aktivitesi


Bu, 2 çocuğun ya da sizin çocuğunuzla oynayabileceğiniz basit bir oyundur . Çok fazla ekipman gerektirmez ve soğuk havalarda evde güzel zaman geçirebileceği bir aktivitedir.



Aktivite Adı
Nefes Futbolu

Yaş
4-7
Kapalı Alan Aktivitesi    
Süre                                                    
15 dakika veya daha çok
ÇocukSayısı                                     
1-2  
Dağınıklık                                           
Yok
Yardım Gerekiyor mu ?
Başlangıçta
Gereken Malzeme
Masa, kale yapmak için ikiye kesilecek herhangi bir karton kutu (ayakkabı kutusu olabilir) , kaleyi masaya sabitlemek için bant , pinpon topu yada benzeri oyuncak top, 2 uzun pipet


Bu Aktiviteden Çocuk Ne Öğrenir ?  
Nefes kontrolüne  yardımcı olur. Arkadaşıyla oynamak ve gülmek arkadaşlık duygusunu geliştirir. Özellikle de  teknolojik oyunların başında gittikçe tek başına oynama , bireyselleşme eğiliminin artmaya başladığı günümüzde bu kaybedilmemesi gereken önemli bir duygudur.  
Nasıl Oynanır ?
Karton ayakkabı kutusu veya benzer bir malzemeyi ortadan 2ye kesip 2 kale yapın ve masanın 2 tarafına karşılıklı sabitleyin. Çocuklara pipeti vererek pinpon topu ya da hafif oyuncak topu üfleyerek karşı kaleye gol atmaya ve arakadaşı ona gol atmaya çalışınca yine üfleyerek engel olmaya  çalışmalarını söyleyin.  
5 ya da 10 gola ilk ulaşan oyunu kazanır.
Top sahadayken  topa elle müdahele eden ceza alır. Bu durumda karşı taraf penaltı atışı atacaktır. Penaltı atılırken ceza alan taraf pipetini bırakmak zorundadır.
Oyunu çocuklar isterlerse 2 şer kişilik 2 takım olarak 4 kişi de oynayabilir.

14 Ekim 2011 Cuma

Çocuklar için Kahvaltı

Ne yazık ki bir çok insan kahvaltının önemini fazla ciddiye almaz. Sadece bir bardak meyve suyu ya ya da kahve içerek öğlene kadar durur. Bu şekilde bir alışkanlık hiç sağlıklı değildir. Uyandıktan sonra birkaç saat içinde yenilen yemek hem sizin hem de çocuklarınız için çok önemlidir.  
Sabahları uykunuzdan ortalama 8-9 saatlik bir açlıkla kalkarsınız, kan şekeri düşer,  gereksinim duyulan tüm besinleri karşılayıp vücudu güne hazır hale getirilmesi gerekir ki bu özellikle de çocukları fiziksel ve psikolojik olarak etkiler. Kan şekeri düşüklüğü, huzursuzluk, gerginlik, konsantrasyon bozukluğu, uyku hali, algılama güçlüğü gibi olumsuz etkileri olur.  
Gece boyunca düşen metabolizma hızı kahvaltı ile %20-30 artmaktadır. Kahvaltı atlandığında ise vücut bir sonraki öğününde yenilmeyeceğini sanarak bir sonraki öğünde yenilenleri yağa dönüştürerek depolamaktadır.
Kahvaltının çocuklar için önemi ;
Çocuklar hızlı bir büyüme ve gelişme sürecinde olduklarından yeterli ve dengeli beslenmeyle desteklenmelidirler.
Bağışıklık sistemlerinin gelişmesi için her sabah karbonhidrat ve protein kaynaklarından zengin bir kahvaltı yapmaları gerekmektedir.
Her sabah sağlıklı bir kahvaltı yapan çocukların kilolarını korudukları, daha düşük kolesterol ve daha dengeli kan şekeri seviyelerinin olduğu bilinmektedir.
Düzenli kahvalti yapan çocuklarda vitamin ve mineral eksiklikleri görülmemektedir.
Yapılan araştırmalara göre çocukların okula kahvaltı yaparak gitmeleri derslerdeki konsantrasyonlarında artışa, daha iyi okuma yeteneğine, ders notlarında artışa, arkadaşları ile daha iyi ilişkilerinde bulunmalarına neden olmaktadır.
Zaman yoksa;
Sabahleyin ailenin işe yetişme kaygısı, zaman problemi, çocukların kendilerini aç hissetmemeleri, midelerinin bulanması, servis zamanının gelmesi gibi sebeplerle kahvaltı genelde atlanır. Ama kahvaltı etmek asla poğaça, kek yemek değildir. Çocuğunuza hazırlayacağınız hızlı ve besleyici bir çok kahvaltı seçeneği bulunmaktadır , gerekirse yolda bile yiyeceği şekilde tahıllı ekmek arasında koyacağınız peynir/ kaşar , meyveli yoğurt gibi …
Evde kahvaltıyı eğlenceli hale getirmek için 1 öneri + 1 tarif
1.       Eğlenceli kahvaltı tabağı : Özellikle yemek yemeyi sevmeyen çocuklar için
Hazırlanışı tamamen sizin yaratıcılığınıza kalmış ; tost ekmeğinin üstüne, yumurta diliminden gözler, zeytinden gözbebeği, salatalıktan yanak , sosisten dil, havuçtan burun gibi dilediğiniz şekilde dilediğiniz malzemeyi kullanarak yemeği onun için eğlenceye  dönüştürebilirsiniz.  
2.       Krep Kanepe
Malzemeler : 2 adet yumurta, 1,5 su bardağı un, 1 su bardağı su, yarım su bardağı süt , 1 çay kaşığı tuz, sıvı yağ . Üzeri için :  Domates, biber, zeytin, kaşar peyniri
Hazırlanışı : Un, süt ve su ile hiç topak kalmayana kadar iyice çırpın. Yumurtaları ekleyerek biraz daha çırpın. Kek hamurundan daha akıcı bir kıvamda hamur elde edin.  Teflon tavaya sıvı yağ koyarak tavaya 1 kepçe hamuru dökerek yayın. Her iki tarafını çevirerek orta ateşte pişirin. Pişirilen krepleri rulo şeklinde sarın ve yaklaşık 2 cm kalınlığında kesin. Her birinin üzerine domates, zeytin, peynir gibi dilediğiniz malzemeden koyarak servis yapın.
Afiyet Olsun


12 Ekim 2011 Çarşamba

Işıl Işıl Bir Uyku Masalı .. Benim Minik Yıldızım

Minik tilkicik düşen yaprakları toplamaya çalışıyordu. Ne zaman bir yaprak yakalasa diğeri elinden kaçıyordu. Nefes nefese : “Bütün yaprakları yakalayacağım!” dedi.
Baba tilki, “Hepsini birden yakalamak zor olabilir” dedi. O kadar çok yaprak var ki..”
Minik tilkicik, üzerinde bir sürü yaprak olan dallara uzanıp, şarkı söylemeye başladı : “Yaprakla dolu ağaçlaaar, la la la, gökyüzünün tepesine kadar yaprak vaar; la la la, haşır huşur ses çıkarııır, lala la!”
Baba tilki, elindeki yaprakla küçük tilkiciğin burnunu gıdıklayarak, “Gökyüzünün tam tepesi diyemeyiz, çünkü gökyüzünün tepesi olmaz. Ağaçlardan daha yükseğe gidebilen şeyler vardır, “ dedi.
Bunun üzerine meraklanan minik tilkicik, “Neler daha yükseğe gider ? “ diye sordu.
Baba tilki, “Arılar gider! Bak nasıl uçuyorlar!” dedi. Tam o sırada bir arı sürüsü  “Vız vız, “ diye vızıldayarak ağaçların tepesine uçtu. Minik tilkicik, “Vızzzzz, ben gökyüzünün tepesinde, vız vız vız diyen bir arıyım!” diye şarkı söylemeye başladı.
Minik tilkicik, “ O zaman, gökyüzü arıların uçtuğu yerde mi bitiyor ? “ diye sordu. Baba tilki ‘vız vız’ vızıldayan bir arıyı uzaklaştırarak, “Hayır gökyüzü orada bitmez, “ dedi. Sonra da, minik tilkiciğe  “Arılardan daha yükseğe ne uçar biliyor musun ? “ diye sordu.
Minik tilkicik heyecanla, “Kuşlar daha yükseğe uçar! Ve ben gökyüzünün tepesine kadar, cik cik diyerek uçan bir kuşum!” diye bağırdı.
Minik tilkicik bir dala takılarak yere düştü ve  “Gökyüzünün en tepesi şurası mı ? Gökyüzü orada biter mi ?” diye sordu. Babası, minik tilkiciği şefkatle öperek, “Hayır, orası değil. Sadece yağmurdan sonra görünen ve kuşlardan daha yüksekte olan nedir ?” diye sordu.
Minik tilkicik kahkahalar atarak “ Gökkuşağı! Bak bana, cik cik diyen kuşların, vızıldayan arıların ve ağaçların hepsinden daha yukarıda olan gökkuşağında dans ediyorum!” diye şarkı söylemeye başladı. Sonra da “Peki en yüksek yer orası mı ? Gökyüzü orada biter mi ? “ diye sordu.
Baba tilki hayır anlamında başını sallayarak, “Gökyüzünden daha yüksekte olan bir şey var, “ dedi. Minik tilkicik gözlerini kocaman açarak, “Neymiş ? Hadi bana söyle babacığım ne olur!” dedi.
“Bulutlar!” dedi baba tilki. “Bulutlar uzak yerlere kadar yükselip havada süzülebilirler. Hatta bak bize evin yolunu gösteriyorlar. “Hadi onları takip edelim!” diye bağırdı minik tilkicik.
Evlerinin önüne geldiklerinde güneş de batıyordu. “İyi geceler Güneş!” Bulutlardan daha yükseğe çıktığını biliyorum." dedi. Baba tilki de, “Bu doğru. Güneş de tıpkı senin gibi uyumak için yatağına gidiyor. Yarın yine gökyüzünde yükseğe çıkacak. Ama bak .. İşte Ay parladığı yere doğru gidiyor” dedi.  Minik tilkicik tepede ışıldayan Ay’ı izledi ve "En yüksek yer orası olmalı. Gökyüzü orada biter mi ?” diye sordu. Baba tilki, “Hayır orada değil.” dedi ve “Sence Ay’dan da yüksekte ne parlar ? “ diye sordu.
Minik tilki gülümseyerek “Tabi ki yıldızlar!” dedi ve ışıldayan yıldızları saymaya başladı. Minik tilkicik esneyerek, “O zaman en yüksek yer orası. Gökyüzü orada biter!” dedi. Baba tilki,  “Hayır orada da bitmez. Görüyorsun ki, gökyüzünün sonu ya da bittiği bir yer yoktur..” “.. Yıldızlar, sonsuza kadar devam eden derin, karanlık ve sessiz olan uzay boşluğunda bulunurlar ve biz onların parıltılarını görürüz” dedi. Minik tilkicik yıldızlarla kaplı gökyüzüne baktı. Babası yanında olduğu için kendisini güvende hissetti ve uykulu bir sesle “ O zaman gökyüzü sonsuza kadar devam eder.” Dedi.
Baba tilki, minik tilkiciğe sımsıkı sarıldı. “ İşte bu doğru. GÖKYÜZÜ TIPKI SEVGİ GİBİDİR . SONSUZA KADAR DEVAM EDER...”   “ve işte tam burada…..”  “ BENİM MİNİK YILDIZIMIN KALBİNDE BAŞLAR.”
Minik tilkicik mışıl mışıl mutlu bir uykuya daldı..


11 Ekim 2011 Salı

Çocuğumun Kilosu İyi mi ?

Çocukken biraz kilolu  olmak hem sevimli gelir hem de çocuğum iyi besleniyor hissi verir annebabalara ve çocuğun yakınlarına. Büyüdükçe ise televizyonda , dergilerde , reklamlarda hep ince insanlar güzel gözükmeye , gösterilmeye başlanır .   
Çocuklar için doğru kilo nedir ?
İnsanların tümü farklı şekil ve boyutta dünyaya gelir bu nedenle en iyi kilo çocuğunuzun vücut şekli ve boyutlarına uygun olandır. Çocuğunuzun kilosunu asla başka arkadaşlarınınkiyle kıyaslamamalısınız. Vücüdunun ihtiyacı olduğundan daha az yiyorsa da da sağlıksız olabilir. Bunu çocuklarınıza şöyle anlatabilirsiniz ; “Yeterli yemek yemek arabaya benzin koymak gibidir- benzinsiz kalırsa çalışmaz.” Çok kilolu olmak da iyi değildir. Çünkü çocukken herkese hoş görünen kilolar ergenliğe girdikçe sorun haline gelmeye başlar.

Unutulmamalıdır ki : Çocuğun ne kadar çok yediği değil, neler yediği ya da bir başka deyişle ne kadar kalori aldığı değil o kaloriyi nelerden aldığı daha önemlidir.
Çocukların da hastalıklara karşı bağışıklık kazanması, okulda ve oyun oynarken başarı göstermesi ve kendini iyi hissetmesi açısından beslenme çok önemlidir. Meyve ve sebzeleri de içeren sağlıklı gıdaların çeşitlililiği ne kadar fazlaysa o kadar iyidir. Yani arabanın benzin deposuna en kaliteli benzini koyup yola çıkması demektir.
Çocuğun kilosunu belirleyen nedir  ?
Bu sorunun cevabı o kadar basit değildir. Genetik miras yani sizden ona geçen kalıtımsal özellikler kilo ve boy için önemli bir rol oynar. Aynı zamanda vücut tipi de önemlidir. “Kalın kemikli” “Kemikleri ağır” laflarını duymuşsunuzdur. Bu genellikle o kişinin kemik yapısının daha büyük , daha gelişmiş olduğunu ifade eder. O yüzden aynı boyda benzer kiloda gözüken iki çocuktan bir tanesi daha ağır olabilir ama bu durumda her ikisinin de kilosu yaşına / boyuna uygun olabilir .
İşin içinde genler de var ama…

Çocuğunuzun boyu ve vücut tipi gibi , genler de kilosunun nasıl olacağı konusunda etkilidir. Ama bu,
hikayenin sadece bir tarafıdır. Bazı ailelerde fazla kilolu olmak tüm aile bireylerinin ortak özelliği olabilir
ama bunu sadece genlere bağlamak doğru olmaz. Çoğunlukla asıl  sebep , tüm aile bireyleri için, kötü
yeme alışkanlığı ve egzersiz yapmamaktan kaynaklanır.
Bazı çocuklar kalıtımsal özelliklerinden dolayı diğerlerine göre çok daha kolay kilo alıyor olsa da, doğru beslendiklerinde ve egzersiz yaptıklarında onlar için uygun ve sağlıklı bir kiloda olurlar.
Çocuklarınızın kilosu, onlara da en basit anlamda anlatacağınız şekliyle, aldıkları enerji  ile kullandıkları enerji arasındaki dengedir. Eğer bu denge küçükken doğru sağlanabilirse büyüyünce de devam eder.
Eğer çocuğunuz büyümeye başladı ve kendini zayıf ya da şişman bulmaya başladıysa ..
Anne baba olarak onunla önce siz konuşmalı, sağlıklı beslenme ve egzersiz konusunda sohbetler etmelisiniz. Sonra da doğru kiloda olmaka için yapılması gerekenleri belirleyebilirsiniz. Çok küçük birşeyler yapmak bile çok etkili olacaktır. Örneğin fazla kilosu varsa , günde 3 defa 10 dakikalık yürüyüş bile düzenli olabilirse çok büyük fark yaratacaktır . Onunla beraber yürüyüşe çıkabilirsiniz  ya da yakın bir arkadaşıyla güvenli yerlerde yürüyüşe çıkmasını sağlayabilirsiniz.
Yapılabilecek bir çok şey vardır; imkanınız varsa basketbol , voleybol gibi takım sporları, kendini savunma sporları, dansetmek, yüzmek, spora gönderme imkanınız yoksa bile dışarıda oynamasını sağlamak, çevrede gezmek , köpeğiniz varsa onu yürüyüşe çıkarmak gibi.

Anne baba olarak, çocuğunuzun yapmaktan hoşlanacağı aktiviteler düşünüp gerekirse beraber belirleyerek, egzersizin onun için eğlenceli olmasını sağlamalısınız.
Çocuğunuzun az kilolu ya da çok kilolu olduğuna karar vermeden once mutlaka doktorunuzla görüşüp vücut kitle endeksi hakkında bilgi sahibi olmalısınız.

Ve siz de çocuğunuz da unutmamalıdır ki eğer sağlıklı kilosu yoksa bile bunun farkına varıp bu yönde küçücük ve doğru adımlar atmak , bu yaşlarda ve ileriye de dönük olarak çok şey değiştirecektir.

10 Ekim 2011 Pazartesi

Çocuklar Biraraya Geldiğinde Ne Oynatabilirsiniz ?

Eski moda (geleneksel) oyunlar uzun süre bir çok nesil tarafından denenmiş ve bu oyunların yerini almaya çalışan tüm teknolojik gelişmelere rağmen hala günümüzde de varlığını sürdürmektedir. Çünkü bu oyunlar için çocukların bir araya gelmesi yeterlidir, sadece birkaç basit kural vardır ve çocuklar güzel zaman geçirirler. Bu gibi aktiviteler çocukların,  özellikle diğerlerinin ne yaptığını gözlemleme ve ne yapacağını tahmin etme becerilerini geliştirir.



Aktivite Adı
Trafik Işıkları
Yaş
3-7
Kapalı / Açık Alan Aktivitesi
Süre                                       
10 dakika veya daha çok
Çocuk Sayısı                          
4 veya daha fazla
Dağınıklık                              
Yok
Yardım Gerekiyor mu ?
Hayır
Gereken Malzeme
Yok ,  sadece çocuklar




Bu Aktiviteden Çocuk Ne Öğrenir ?

·         Diğer çocuklarla beraber oynamayı , eğlenmeyi
·         İnsanların bir sonraki adımını , ne yapacağını tahmin etme (özellikle 4 yaşından itibaren önemli bir beceridir)
·         Oyunda önemli olanın kazanmak değil , beraber eğlenmek olduğunu.

Nasıl Oynanır ?

1)      Yeşil Işık / Kırmızı Işık

Bir çocuk trafik ışığı olur ve önde durur. Sonra “YEŞİL IŞIK” diye bağırdığında diğer çocuklar ileri atılarak yeşil ışığı yakalamaya çalışır. Yakalayan bir sonrakinde trafik ışığı olur. “KIRMIZI IŞIK” diye bağırıp kendi etrafında dönmeye başladığında herkesin kıpırdamadan durması gerekir. Hareket eden yanar.  En sona kalan bir dahaki sefer trafik ışığı olur.


2)      Trafik Işıkları

Çocukların içlerinden bir tanesi komut vermek üzere seçilir. Onun söylediğini yanlış yapan ya da en son yapan yanar ve oyundan çıkar. Sona kalan bir sonraki defa komutları verir.

“KIRMIZI” derse herkes ayakta kıpırdamadan durmalıdır.
“YEŞİL” derse araba gibi hareket etmelilerdir.
“KAZA OLDU” derse herkes yere oturur/yatar.
“TRAFİK SIKIŞTI” derse herkes sürünerek gider.
“KÖPRÜ” derse herkes  kamburlaşarak köprü hareketi yapmaya çalışır.

İyi Eğlenceler :)

9 Ekim 2011 Pazar

Kendi Lolipopunu Kendisi Yapsın

EVDE LOLLİPOP YAPALIM

Lolipop yapmak kolaydır ve ev yapımı lolilop daha sağlıklıdır. Çocukların kendileri için bir şeyler yapmaları onlar için çok olumlu bir deneyimdir.

Aktivite Adı                          Evde Lolipop Yapalım

Yaş                                        2 -6
Kapalı Alan Aktivitesi            
Süre                                       15 dakika hazırlamak için (donması için de 1-2 saat)
Çocuk Sayısı                          Sınırsız
Yardım Gerekiyor mu            
Dağınıklık                                Olabilir
Gereken Malzeme                   Meyve suyu, lolipop kalıbı olarak kullanılabilecek buz kalıbı , yumurta kabı gibi, çubuk (dondurma çubuğu vb kullanılabilir)

Çocuk bu Aktiviteden Ne Öğrenir ?

·         Sulu bir malzemenin dondurulunca buza dönüştüğünü keşfeder.
·         Sevdiği bir şeyi kendisinin yapması ona başarı ve gurur hissi verir.


Meyve sularını kalıplara doldurun ve içine çubuk (yoksa çay kaşığının tersini , kürdan vb de kullanabilirsiniz) koyun.

Buzdolabının dondurucu bölümüne koyup iyice donmasını bekleyin. Donduğunda kendi yaptığı lolipopu yemek için hazırdır J




7 Ekim 2011 Cuma

Çocuğumu Hangi İlkokula Göndereceğim ?

Çocuğumu Hangi İlkokula Göndereceğim ?
Çocuğu 5 ya da 6 yaşını bitirmek üzere olan bir çok anne babanın bu aylarda sanırım aklını en çok meşgul eden konu İlkokul Seçimi konusudur. Önceleri, en yakındaki mahalle okulu ya da özel okul diye düşünerek çocukların kayıt edildiği ilkokul eğitimi, ortaöğretimi de içeren “ilköğretim”e dönüştüğünden beri anne babaların da seçimde oldukça zorlandığı, bir de aynı okulla ilgili tamamen farklı duyumlar alındıkça , özel okullarla ilgili reklamlar yapıldıkça, kafaların iyice karıştığı önemli bir gündem konusu olmaya başladı. 
Çocukların Eğitiminde Anne Baba olarak rolümüz
Bir anne ve baba olarak dünyadaki en güzel duygu; çocuklarımızı büyütürken onlarla her saniyenin tadını çıkarmak; büyüdükten sonra da onların yaşamlarını kendi istedikleri gibi kullanabildiklerini görerek  “gerçekten iyi bir anneyim, iyi bir babayım” diyebilmektir.
Bunu diyebilmek için; çocuklarımızın kişiliklerinin tam oturmasını sağlayacak;  ihtiyaçları olacak tüm yetenek, bilgi, becerileri ve büyük pencereden bakabilme bakış açısını verebilecek bir eğitim sağlamamız gerekiyor..
Özel okul mu, devlet okulu mu, nasıl bir okul  ?
Özel okul mu ? Devlet okulu mu ? Hangi okul ? Çocuğum hangi ortamda daha mutlu , daha başarılı olur ? Başarının ölçüsü nedir ? Sınavları kazanmak mı, çok sosyal olmak mı önemli, şu okulda okuyorum demek mi, yabancı dil mi ? Bu konuda tek bir doğru var mıdır ? 
Hayır  . Bu konuda herkesin gerek çocuğundan gerek kendilerinden gerekse hayattan bekledikleri çok çeşitlidir. O yüzden tek ve doğru bir seçim olamaz. Her okulun artısı, eksisi vardır; bu eksiler yüzeysel ise aile olarak bu eksikliği tamamlayabilirsiniz; derin ise  ve içerik ile ilgiliyse bu eksiklik giderilemez ve çocuğunuzun şu andaki ve gelecekteki yaşamına etkisi derin olur ; maalesef olumsuz anlamda.. Bu nedenle seçilen okulla ilgili yüzeysel eksiler var ise bunlar dert edilmemelidir.
İlkokul Seçimi Neden Bu Kadar Önemli ?
Anne bababalar hele zamane ebeveynleri çocuklarını doğduğu andan bugüne kadar üstlerine  titreyerek büyütüyorlar. Küçük bebeklerinin  büyüdüğünü görmek müthiş gurur verici.. Konu ilkokul seçimine gelince ise , bir yandan endişeliler. Çünkü artık kontrolün  sadece kendi ellerinde olmayacağı bir döneme giriliyor dolayısıyla çocuklarının şu andaki ve gelecekteki yaşamın,  aldıkları bu kararla belirlemek gibi çok büyük sorumluluk içeren bir misyonları  var.
İlkokulda Yabancı Dil ?
Türkiye’de ne yazık ki yabancı dil eğitimimi daha çok gramere dayalı , o yüzden çevrede bir çok İngilizce “Anlıyorum ama konuşamıyorum”, “Yazıyorum ama anlayamıyorum” diyen çok kişi ile karşılaşırsınız. Bir çok kişi, İngilizce dilbilgisi kurallarını çok iyi bildiği halde bir yabancı ile karşı karşıya geldiğinde ya da İngilizce bir iş toplantısına katıldığında konuşamadığını ifade eder. Bu da üzücü aslında çünkü yıllar boyu bir çok okulda, aile içinde bu yönde verilen emekler boşa çıkıyor bir ölçüde.
Bu nedenle özellikle yabancı dil konusunda hassasiyet gösteren ailelerin özel okul tercihlerinde tercihen nasıl Türkçeyi önce duyarak sonra konuşarak daha sonra okuma-yazma ile öğreniyorlarsa , öğrendikleri dilde öğrenecekleri yabancı dili de benzer şekilde öğrenebilecekleri bir eğitim sorgulamalılar.
Yabancı dili  en çok duyarak (tercihen kendi dillerinde konuşan kişilerden) , o dilde yönergeler alarak, onları anlamaya çalışarak oyun oynayarak öğrenmeye başlarlarsa çok daha kolay öğrenirlerler. Zaten çocukların dil eğitiminde 12 yaşına kadar hiç eforsuz birden fazla yabancı dili öğrenebileceği,  bunu da daha sonraki dil becerilerinde çok önemli bir temel oluşturacağı da bilimsel bir gerçek.
İlkokul Seçimi için Öneriler
Bazı anne babalar için çok kolay bir süreç olabilir ancak bazıları için çok önemli ve çok detaylı düşünülüp karar verilmesi gereken bir konudur. İşte bu konuda hassas olan anne babalara yardımcı olacak öneriler ve yöntemler
1.Aşama : Çocuğunuzu  Tanıyın
Gerekirse anne baba ayrı olarak düşünüp sonrasında konuşarak çocuğunuzla ilgili temel özellikleri belirleyin.
-       Çocuğunuzun kişilik özellikleri
-       Çocuğun örselenmesini istemediğiniz güçlü yönleri
-       Çocuğunuzun geliştirilmesi gereken zayıf yönleri
2. Aşama : Çocuğunuzun Eğitiminde Sizin Beklentileriniz Neler ?
Bu özellikle çok önemlidir çünkü aynı okulla ilgili çok farklı yorumlar alırsınız. Ama genelde de herkes çocuğunu gönderdiği okuldan memnundur . O yüzden kafanız daha çok karışır. Unutmayın ki , bu yorumların tümü o anne babanın kendi beklentileri ile ilgilidir. Ve konu özel okul olursa ve bu her sene değişecek bir şey değilse, o okulu seçip çocuğunu oraya göndermiş olan (ve bunun için 8 yıllık yüklü bir taahhüdünde bulunmuş olan) hiçbir anne bana okuldan memnuniyetsizliğini kolay kolay ifade etmez. Bu nedenle arkadaşlarınızla ya da çevrenizle seçtikleri okul hakkında konuşurken  “Çok memnunuz ” diye duyduğunuzda mutlaka “ En çok neyinden memnunsunuz “ sorusunu sorun. Hatta eğer samimiyseniz  “Memnun olmadığınız bir yönü var mı diye de”
Aşağıdaki konularda düşünün, dilerseniz de yazın.
-       Genel olarak beklentileriniz ve gerçekleşme koşulları neler ?
-       Olmazsa olmazlarınız neler ?
-       Olmasa da kabul edeceğiniz alanlar (yani … olmasa da olur , onu ben tamamlarım dediğiniz)

3. Aşama : Düşündüğünüz okulların listesini oluşturun
Düşündüğünüz tüm okulların listesini çıkararak; web sayfalarını veya broşürlerini  incelemekle başlayabilirsiniz . Listeyi anne baba ortak yapabilir; ancak web sayfa incelemeleri ayrı yapılıp, daha sonra karşılaştırılması daha iyi olur.
Bu karşılaştırmayı yaparken ilk aşamalarda üzerinde düşündüğünüz , belirlediğiniz konular kesinlikle önünüzde / aklınızda olmalı, elemeleri onlara göre yapmalısınız.
Web sayfa ve broşürleri incelerken resimlerdeki çocukların mutlu bir ortamda olup olmadıkları; neler yaptıkları; kendilerinin mi yaptıkları; öğretmenlerin rolü (sadece anlatıyorlar mı; laboratuar resimlerinde çocuklar gerçekten yapıyorlar mı; çalışmaların tek elden çıkar gibi mi olduklarına dikkat edilmesi önerilir.
Seçtiğiniz okulların özelliklerini not edin ve uygun olmayanları eleyin

4. Aşama : Kriterlerinize uyan okulları sadece eşinizle birlikte ziyaret edin
Bu aşamada okul ziyaretlerini arkadaşlarınızla yapmamanızı önerilmektedir. Eşiniz ile birlikte gidemeyecekseniz; buradaki elemeden sonra kalan okul ya da okullara bir kez daha kesinlikle eşinizle birlikte gitmelisiniz.
Gitmeden önce elinizde/aklınızda önceki aşamadaki tüm bilgiler olmalı. Web sitelerine bakaraken incelediğiniz durumları okul ziyaretlerinde gittiğinizde çocukların ve öğretmenlerin yüzlerine bakarak da değerlendirmelisiniz. En önemli kriterlerden biri de okula  girdiğinizde; dolaşırken  neler hissettiğinizdir.
Ziyaret sonrası uygun olmayan okulları eleyebilirsiniz.

5. Aşama : Okul seçimi
a) Elemelerinizde birden fazla okul kaldı ise:
Kesinlikle eşinizle birlikte artılarını , eksilerini değerlendirerek; aklınıza takılan soru listesini hazırlayarak okul müdüründen bireysel randevu alarak; sorularınızın yanıtını alıp; gerekirse çocukların olduğu sınıfları, okul yaşamını bir kez daha görerek karar aşamasına ulaşmalısınız.
b) Elemenizde tek okul kaldı ise:  
Son bir değerlendirme yaparak karar verebilirsiniz. Kendi beklentilerinize uygun olan aşağıdaki gibi soruları kendinize sorabilir, gerekirse bu soruları okul müdürü ile yapacağınız bireysel görüşmede netleştirebilirsiniz.
Örneğin:
1 . Çocuğunuzun yapısına yüzde yüz uygun mu? Uygun olmayan bölümlerde ne gibi zararlar olabilir, bunu nasıl telafi edebilirsiniz?
2. Çocuğunuzun iyi bir eğitim alacağından, zamanını anlamsız ezber ve çalışmalarla geçirmeyeceğinden yüzde yüz emin misiniz? Yüzde yüz emin değilseniz bunu nasıl telafi edebilirsiniz?
3. Öğretmenleri nasıl buldunuz?
4. Yabancı dillerin 12 yaşından önce algılayarak öğrenebileceğinin bilincinde olarak yabancı diller olarak neler sunuyorlar, kendi dillerinde konuşan yabancı dil öğretmenleri var mı  Bu bölümde sorun varsa nasıl telafi edebilirsiniz?  
Gibi
Hangi okulu seçerseniz seçin, önemli olan onların mutlu bir ortamda öğrenmelerini sağlamak , bunun içinde her zaman çocuğunuzun yanında olacağını hissettirmeniz en önemlisi ..
Tüm Anne Babalara okul seçimlerinde BOL ŞANS ..